• 0342 338 90 90 - 0552 440 27 90 - 0538 056 54 44
  • bilgi@sevimceriay.com.tr
  • Binevler Mah. Abdulkadir Aksu Blv. No:47/A (Rasaf yolu üzeri Tramvay durağı civarında) Şahinbey/ Gaziantep

Gebelik

  • Gebelik


    Bulantı Kusma

    Gebelikte ortaya çıkan aşırı bulantı ve kusmalara "Hiperemezis Gravidarum" adı verilir. Nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte gebeliğe bağlı yükselen hormonların aşırı reaksiyon oluşturduğu ve duygusal faktörlerin de (gebeliği istememe, aile ve eşler arasındaki sorunlar, anne adayının uygun bir çevresel desteğinin olmaması ,gebeliğe bağlı aşırı endişelerinin olması gibi, bu durumun ortaya çıkmasında rol oynadığı düşünülmektedir.

    Gebelikte görülen aşırı bulantı ve kusmalar gebenin ve ailesinin hayat konforunu bozmakta, nadiren de anne ya da bebeğin hayatını tehdit edebilecek düzeylere ulaşabilmektedir. Gebeliğe bağlı bulantı –kusmalar ilk 3 aylık dönemde olur ve gebeliğin 4. ayından sonra giderek azalarak kaybolur. Bulantı ve kusmalar genellikle sabah daha şiddetli olur.

    Bu durumda az az sık sık yemek , hafif tuzlu krakerlerle mideyi bastırması önerilir. Zencefil de gebeliğe bağlı bulantı -kusma şikayetini rahatlatır.

    Düşük Tehdidi

    Gebeliğin ilk aylarında sancı,kasık ağrısı ve kanama şikayetleri ile kendini gösterir. Özellikle gebeliğin ilk 3 ayında düşük tehlikesi açısından dikkatli olmak gerekir. Çünkü düşüklerin çoğu ilk üç ay içerisinde gerçekleşmektedir. Hamilelik sürecinde 20. gebelik haftasına kadar gerçekleşen kayıplar, tıbbi olarak düşük olarak kabul edilir. Eğer kayıp 20. gebelik haftasından sonra meydana gelirse, bu durum erken doğum olarak adlandırılır. İlk 3 ayda olan düşüklerin yapılan tarama testlerinde yarısına yakın kısmında kromozomal anomali olduğu teşhis edilmiştir.Anne ya da babadan gelen genetik anomaliler, kromozomlar aracılığı ile embriyoya taşınır. Hamilelikte ilk 3 ay içinde gerçekleşen düşükler, doğal seleksiyon olarak tabir edilmektedir.

    Tekrarlayan Gebelik Kayıpları

    Tekrarlayan gebelik kaybına neden olan tek bir etken olabileceği gibi, aynı anda birden fazla faktör de bu duruma etki edebilmektedir. 20 haftanın altındaki 500 gramdan düşük ağırlıkta olan fetüslerin, 3 ya da daha fazla sayıda ve birbirini takip eden şekildeki kayıplarına; tekrarlayan gebelik kaybı (TGK) denilmektedir.

    Düşük terimi yerine, gebelik kaybı teriminin kullanılması bu hasta grubunu kendi isteği ile tekrarlayan hamileliği sonlandırmayı seçen hastalardan ayrılmasına yardımcı olmaktadır.

    Klinik olarak tanı konabilen hamileliklerin (ultrasonda gözlenen gebelikler) %15-20'si ise 20 haftadan önce spontan abortus (kendiliğinden düşük) ile sonuçlanabilmektedir. Bir kez spontan düşük yapma riski % 15-40, iki ardışık düşük riski, % 2-3 ; üç ardışık kayıp riski ise % 1'den azdır.

    Gebelik kaybının görülme sıklığı Nedir?

    İn vitro fertilizasyon (IVF) alanında yapılan bilimsel çalışmalar; normal oositlerin (yumurta hücrelerinin) % 10-15'nin fertilize (döllenme) olamadığını, %10-15'inin fertilize olduğunu fakat bölünme ya da implantasyonun (rahme tutunma) gerçekleşmediğini göstermiştir.

    Klinik olarak tanı konabilen hamileliklerin (ultrasonda gözlenen gebelikler) %15-20'si ise 20 haftadan önce spontan abortus (kendiliğinden düşük) ile sonuçlanabilmektedir. Bir kez spontan düşük yapma riski % 15-40, iki ardışık düşük riski, % 2-3 ; üç ardışık kayıp riski ise % 1'den azdır.

    Erken Doğum Riski

    Anne ve babalar hamileliğin ardından bebeklerinin doğacağı günü iple çekerler. Fakat bazen minik misafir, beklenenden çok daha erken bir zamanda gelebilir. Bu durum da bebeğin bazı sağlık sorunları ile yüzleşebileceğinin habercisidir . Erken doğum; hamileliğin 20. haftadan sonra ve 37. haftadan önce sonlanmasını olarak tanımlanıyor. Günümüzde yaklaşık her yüz doğumdan 13’ü erken doğum oluyor. Anne karnındaki ve doğum sonrası ilk 28 gündeki bebek kayıplarının yüzde 80’inin nedeni, erken doğum oluyor. Günümüzde tüp bebek yönteminin kullanılması ve çoğul gebeliklerin artması erken doğum oranlarının artmasına neden oldu. Bu nedenle anne adaylarının erken doğum riskleri konusunda bilinçli olması çok önemlidir. Zira dünyada her yıl 13 milyon prematüre bebek doğuyor ve bu durum bebeğe solunum ile ilgili sorunları , beyin içi kanamaları, görme kaybı, zeka ve motor fonksiyon bozuklukları, bağırsak problemleri gibi birçok faktörü de beraberinde getiriyor.

    2 li Test

    Sağlıklı tüm gebeliklerde yapılması önerilen, kromozomal anomaliler ile ilgili tarama testtir. Gebeliğin 11-14. haftaları arasında uygulanır. Ense kalınlığı ve burun kemiği ölçümü ile birlikte değerlendirilir.

    3 lü Test

    Üçlü test de bir tarama testidir. Trizomi 21,13 ve 18 riski ile ilgili tarama yapmakta ve olasılık vermektedir.

    Üçlü test gebeliğin 16-20. haftaları arasında uygulanan bir tarama testidir. En uygun yapılma haftası gebeliğin 18. haftasıdır.

    Amniyosentez

    Bebek anne karnında amniyon sıvısının içinde bulunmaktadır. Amniyon sıvısı içerisinde bol miktarda bebeğe ait hücreler bulunmaktadır. Bu hücreler ile genetik analiz yapılarak bebeğin kromozomları hakkında bilgi edinilmektedir. Amniyosentez; ultrason eşliğinde bebek gözlenerek fetusun anne karnında içinde yaşadığı amniotik sıvısından örnek alınması işlemidir.

    Kardo Sentez

    Bebeğin kromozom yapısını ve herhangi bir enfeksiyonla teması olup olmadığını ortaya çıkartan kordosentez işlemi, sıklıkla gebeliğin 18-20. haftasından sonra, aynı amniyosentezdeki gibi anne karnının uygun yerinden ince bir iğneyle girilerek yapılır.Bu yöntemle kordonun bebeğe ait plasentaya giriş yerindeki umbilikal venden bebeğe ait kan örneği elde edilir.

    Koryon villus biyopsisi

    Bebeğin eşinden ultrason eşliğinde ince bir iğne yardımı ile doku parçası alınır ve alınan parça incelenir.

    11. gebelik haftasından itibaren özellikle 11-14. gebelik haftalarında uygulanır.

    Torch Enfeksiyonları

    Gebelikte enfeksiyon hastalıkların ortaya çıkışı gebe olmayanlarınkine benzemekle birlikte klinik yaklaşım genellikle sorunlu olur. Bunda en büyük etmenlerden biri kullanılması gereken bazı ilaçların fetus için teratojenik etki gösterebilmesi, diğeri ise patojenlerin anneden veya plasentadan geçerek fetusu enfekte etmeleri ve gebelik seyrini değiştirebilmeleridir (erken doğum, koryoamniyonit..)